Perşembe, Şubat 21, 2019
Anasayfa > Tarih > Gerçek Efsane: Kürşad

Gerçek Efsane: Kürşad

Hüseyin Nihal Atsız’ın Bozkurtlar romanında tanıdık ilk onu. Eğilmez, bükülmez, korkusuz bir şad… Tarihin en çılgınca olaylardan birini gerçekleştirip, beraberindeki sadece kırk kişiyle, binlerce askerin koruduğu Çin sarayına saldırma planını yapıp canı pahasına milletin bağımsızlığını kazandırmaya çabalayacak kadar idealist, bu planı gerçekleştirecek kadar cesur ve planını amacına ulaştırıp, neredeyse kendi başına bir milletin bağımsızlığını kurtaracak kadar kahraman…

Atsız bize böyle anlattı Kürşad’ı. Fantastik bir roman kahramanı mı, gerçek bir Türk şadı mı? Bu soruyu yıllardır, neredeyse “Kürşad” ismi her geçtiğinde duyarım. Kürşad gerçek mi, efsane mi?

Bozkurtlar romanını ilk okuduğumda açıkçası bana da efsanevi bir kişilik gibi gelmişti. Yaptıkları, yapmayı düşündükleri ve yaptıklarının sonuçlarına baktığımızda Kürşad bu kadar gözü kara, bu kadar cesur olabilir miydi? Atsız gibi bir tarihçi, Türkçü ve Türk Edebiyatı için çok önemli bir yazar, kurgusal bir karakter kullanabilir miydi?

Bu soruların cevabını biran önce verelim. Kürşad kesinlikle gerçek bir karakterdir. Gerçek ismi farklı olsa da… Dönemin Çin kayıtlarında Kürşad’ın yaptığı saray baskınını ayrıntısıyla anlatmakta ve Türklerin bağımsızlığını kazanmasını sağlayan olayın bu baskın olduğuna dair bilgiler vermektedir. Çin kaynaklarında adı Chieh-she-shuai” olarak geçen kişinin, Atsız’ın Bozkurtlar romanındaki kişiyle birebir örtüşmektedir. Şipi Kağan’ın oğlu, Tulu Han’ın kardeşidir. Aşina soyundan gelen bir Türk şadıdır.

Son dönemlerde elime geçen “Çin Kaynaklarına Göre Doğu Türkleri” kitabında Çin sarayı baskını hakkında aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

13 Mayıs 639 tarihinde Tai Tsung yaz sarayı olan Chiu-ch’eng Sarayı (九成宮 / 九成宫, jiǔchéng gōng)’na geldi. Chieh-she-shuai (Kürşad) gizlice eski kabileleriyle irtibata geçerek yaklaşık 40 yandaşı kazanıp imparatora karşı suikastı planladı. Jiucheng Sarayı’ından Tai Tsung’un prensi olup Tai Tsung’un ölümünden sonra Kao Tsung olarak tahta geçecek olan Chin Kralı Li Chih ‘in dışarı çıkarken açılacak kapıdan yararlanarak sarayın içine girerek doğrudan imparatorun yatak odasını basarak başarılı olabileceğini düşündü.

19 Mayıs 639 tarihinde Ho-lo-ku’yu korumaya alıp gece sarayın dışında gizledi. Ancak o gün şiddetli rüzgar yüzünden Li Chih’in gelişi gecikince Chieh-she-shuai (Kürşad) şafak vaktinin gelmesinden endişe ettiği için saraya saldırdı. Chieh-she-shuai (Kürşad) ve adamları dört katlı perdeleri aştıktan sonra rastgele ok atarak onlarca muhafızı öldürdüler. Che-ch’ung Sun Wu-k’ai ve adamları mücadele ederek isyancıları geri çevirdiler. İsyancılar ahıra sığınarak yirmi küsür atı çalıp kuzeye kaçtılar. Vey Nehrini geçtikten sonra takip eden Tang askerleri tarafından yakalandılar ve kılıçla kesilerek öldürüldüler. Tuli Kağan’ın (Tulu Han) oğlu Ho-lo-ku (Urku) ise sürgün edildi.

Aynı hikâyeyi, bu kitabın ilk basımından (1968) yaklaşık 22 yıl önce Nihal Atsız 1946’da yayınlanan Bozkurtlar romanında birebir anlatmıştır. Burada Atsız’ın yazarlığının yanında muazzam tarihçiliği de işin içine giriyor ve bence tebrikleri hak ediyor.

Günümüzde bazı Türk ve Türkçü düşmanlarının olay tamamen kurgusal, Kürşad bir efsaneden ibarettir söylemleri devam etse de, tarihi belgeler bu durumu tamamen yalanlıyor. Kürşad ismi kurgusal olsa da temsil ettiği kişi büyük bir kahraman ve büyük bir Türk şadıdır. Nasıl Orhun Kitabelerinin hiçbir yerinde “Göktürk” ibaresi geçmemesine rağmen, biz Doğu Türk İmparatorluğunu “Göktürk Devleti” olarak kabul ettiysek, Chieh-she-shuai ismini de Kürşad olarak kabul etmemizde bir sorun olmayacağını düşünüyorum.

The following two tabs change content below.

Sefa Sungur

Tarih , İstanbul Üniversitesi

Son Yazılar: Sefa Sungur (tümünü gör)

Bir Yorum Yapın